Demirağ’dan Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkı Verilişinin 86.yıldönümü Günü Mesajı

5 Aralık 2020
280 kez görüntülendi

Demirağ’dan Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkı Verilişinin 86.yıldönümü Günü Mesajı

CHP 27.ve 29.donem PM üyesi İnşaat Mühendisi Cavidan Demirağ, 5 Aralık Dünya Türk kadına seçme ve seçilme hakkının verilişi münasebetiyle bir mesaj yayımladı.

BİZE SUSKUNLUK ROLÜ BİÇİLDİ

Sivil toplum örgütlerinin içerisinde kadın kadına, sırt sırta vererek ‘Biz de varız’ demenin yeterli olmadığını gördüğünün altını çizen İnşaat Mühendisi Cavidan Demirağ, “Kadın ve siyaset denilince ilk aklıma gelen ülkemizde kadının siyasette yeterince yer almadığıdır.Jzun yıllar siyasetin içerisinde bulunan bir kadın olarak; biz kadınlar daha fazla ne yapmalıyız? bizi yönetenler ve sivil toplum daha fazla ne yapmalı? diye düşündüğümde; daha fazla mücadele etmemiz gerektiğine inanıyorum. Neden daha fazla mücadele etmeliyiz? Neden bu rol öncelikle bize düşüyor? Çünkü biz kadınlar doğamız gereği zoru başaran yapıya sahibiz. Fakat bu özelliğimizi kullanarak, neden siyasette çoğalamıyoruz diye her zaman düşünmüşümdür. Bireysel olarak bu konuda uzun yıllar mücadele ettim ve ediyorum. Bu mücadele sırasında oluşan algım ve izlenimlerime göre; yıllardır gerek siyaset alanında, gerekse yanisira yurutmeye çalıştığım sivil toplum örgütlerinin içerisinde kadın kadına, sırt sırta vererek “biz de varız” demenin yeterli olmadığını gördüm. Fakat bunu aşabileceğimizi düşünüyorum. Öncelikli olarak ülkemizde bizlere; kadın evli ise, öncelikli olarak evinin kadını, çocuklarının annesi, eşinin yardımcısı, bekar ise her aile ferdine (gencine, yaşlısına) bakmakla birlikte bir de “suskunluk” gibi bir rol biçildi.

‘ERKEKLER BİZİ “OYUN”A ALMAK İSTEMİYORLAR’

Kadın, kendinden önce aile bireylerini düşünmek zorunda olması ve kendi sorunlarını daima içinde saklaması ve bu sorunlarını ifade edemediğinden çözüme de kavuşturamamanın sıkıntısını yaşıyor. Böyle bir rol biçilince de kadın öncelikli olarak sorumluluklarını yerine getirmek zorunda ve geleneksel aile yapısı da bunu kabul ettiği için kadının başta siyaset alanında yetersizliği ortaya çıkıyor. Bu kadının toplumdaki rolünden çıkan sıkıntılar. İkincisi ve önemli olanı da toplumumuzda kadına bu biçilen elbise (eski tabirle göynek) erkek egemen siyasetin de işine geliyor. Bu elbise çıkarılmak istenmiyor.  Genel anlamda partilerin içerisinde de parti içi demokrasi tam işlemediğinden göstermelik kadın erkek eşitliği lafta ifade edilse de kadın siyasette yeterince yerini alamıyor. Ben bu sorunların hepsini şöyle bir benzetme ile özetlemek istiyorum; hani çocukluğumuzda kız oyunları, erkek oyunları şeklinde gruplaşma olur, bizi oyunlarına almak istemezlerdi. İşte bunun gibi erkekler bizi “OYUN”a almak istemiyorlar.

‘KADIN HAKLARININ BAŞ SAVUNUCUSU ATATÜRK’

Avrupa’nın bir çok ülkesinden önce Büyük Önder Atatürk, 1934 yılında biz kadınlara seçme ve seçilme hakkı vermesine rağmen parlamento başta olmak üzere kadın sayısının siyaset alanında yetersiz olması üzüntü verici.  86 yıl öce elde ettiğimiz bu hakların kıymetini toplum olarak yeterince bilmiyoruz. Geçtiğimiz Kasım ayında Fas’ta bir iş kadınları formunda Afrikalı bir iş kadını arkadaşımın, ‘Siz bizlerden ne kadar şanlısınız biliyor musunuz? dedi ve arkasından sizin büyük lideriniz Atatürk” demesi beni çok etkiledi. Bu sözü Mali’den bir kadının bana hissettirmesi beni fazlasıyla hem mutlu etti hem de üzdü. Mutlu etti, çünkü demek ki kadın haklarının baş savunucusu ve lideri olan Cumhuriyet’in kurucusu Büyük Önder Atatürk’ün bizlere verdiği hakları bütün dünyadaki, Afrika’nın bir ucundaki kadın bile biliyorsa ve başta parlamento başta olmak üzere kadınların sayısının yetersiz olmasının ayıbı toplumun ayıbıdır. Siyasilerinde ayıbıdır  diye düşünüyorum. Bunu çözüme ivedilikle kavuşturulması gereken bir toplumsal sorun olarak görmeliyiz diye düşünüyorum.

‘DİNLENİLEBİLİR İNSANLAR OLACAĞIMIZA İNANIYORUM’

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz