Prof. Dr. Aktolun, Yeni Üniversitelerin kurulmasına karşı çıkmak gaflettir dedi

8 Aralık 2021
116 kez görüntülendi

Prof. Dr. Aktolun, Yeni Üniversitelerin kurulmasına karşı çıkmak gaflettir dedi

Prof. Dr. Aktolun, Yeni Üniversitelerin kurulmasına karşı çıkmak gaflettir dedi.

Alâeddin Keykubat Üniversitesi Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cumali Aktolun, Tarsus Medya Mensupları Derneğinin düzenlediği “medyanın akademik karnesi” konulu konuşmasında “dünyanın en köklü üniversitelerine baktığınızda o kurumların çoğunluğu küçük bir çatı ve küçük bir bina ile başlamıştır” dedi.
Prof Dr. Cumali Aktolun, Türkiye’de 2002 yılından sonra üniversite sayısındaki artış dünyanın en önemli ülkeleriyle aramızdaki farkı kapatmıştır diyerek şunları söyledi.
“Türkiye de 2002 yılında toplam 76 üniversite varken 2021 yılında toplam 207 üniversite vardır. 131 üniversite yeni kurulmuş. Bu 131 üniversite de dâhil olmak üzere Türkiye’nin 207 üniversitesi Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda geleceğini aydınlatan en önemli ışık kaynağımızdır.
Ancak bu ışık kaynağının mutlak suretle desteklenmesi gerekmektedir. Yeni Üniversitelerin hem eğitim kadrosu olarak hem bütçe olarak hem de yeni bir anlayışla reforme edilmesi gerekmektedir. Türkiye de yükseköğrenim reformuna acil ihtiyacımız var. Yükseköğrenim reformu dediğim, kapsamlı hem öğretim üyesi yetiştirme programlarıyla hem eğitim müfredatlarıyla hem de üniversitelerin yapılanması ve üst yönetimiyle ilgili ciddi bir millileşme programı demek istiyorum aslında.
Yeni Üniversitelerin kurulmasına karşı çıkmak gaflettir.
Yeni üniversitelerden 40 yıllık üniversiteler gibi beklentiler de bulunmak da yanlıştır. Yeni üniversiteler aynı yeni doğan bebek gibi büyüyecek, serpilecek ve gelişecektir. Dünya’nın en köklü üniversitelerine baktığımızda, o üniversitelerin çoğunluğu küçük bir çatı ve küçük bir bina da başlamıştır.
Dünya ortalamasına baktığımızda Türkiye’nin 2021 yılında sahip olduğu 207 üniversitenin ortalaması artık Türkiye’nin sayıca yeterli üniversiteye sahip olduğunu göstermektedir. Bunun devamını getirdiğimizde biz dünya ortalamasında ortalama 500 bin nüfusa bir üniversite düşmektedir bazı ülkelerde, bazı ülkelerde de örneğin Amerika Birleşik Devletlerin de 5 binden fazla üniversite vardır. Hâlbuki nüfusu 350 bindir.
Avrupada da bazı değişiklik göstermektedir. Bazı ülkelerin köklü büyük üniversiteleri vardır. Ülke küçüktür sayıca azdır ama etkin üniversitelerdir. Biz kendi üniversitelerimizin bundan sonra sayıca arttırmak yerine etkin, gelişmiş ve donanımlı şekle sokmamız lazım.
Bu millileşme programı Türkiye de beyin göçünün de önüne geçmek zorundadır. Günümüzdeki üniversite öğrencilerin çoğunluğu, (bu benim kişisel tecrübemle sınırlı da değildir) yurtdışına bir şekilde gidip oraya yerleşme ve yaşama peşindeler. Bu öğrencileri eleştirme anlamında söylemiyorum. Ancak öğrencilerimizin aldığı eğitimin bir sonucudur. Bu öğrencilerimizi milli programlar çerçevesinde, millileştirmiş programlar çerçevesinde yetiştirmeliyiz. Yükseköğrenim reformu Türkiye için peynir ekmek kadar elzemdir.” Dedi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz